web analytics

Memory Den | Dupnisa

29-30.11.2025 |  41°50'22.12"N  27°33'20.81"E | Istıranca Ormanları

Kasvetli sayılabilecek kadar kapalı bir Cumartesi gününün ortasında, bolca yağmurun eşliğinde Dupnisa’ya varıldı.

Dupnisa… Tuhaf bir isim değil mi?

Yaklaşık 3km uzunluktaymış. Sulu bir mağaraymış. Türkiye’nin en büyük yarasa kolonilerinin bir kısmı burada yaşarmış. Pek de sevmediğim, kıytırık ve vasıfsız bir ülke olan Bulgaristan’ın dibindeymiş. Şöyleymiş, böyleymiş…

Ama yazılan çizilen hiçbir şey göreceklerime denk değilmiş.

Karabinalar, halatlar, jumarlar ve desandörlerle kurulan münasebetler ile geçen 29 Kasım’ın gündüzü, kamp ateşinin başında fayda odaklı bir öğün ile uğurlandı. Bizzat Ender Abi’den eğitim almak çok keyifliydi. Karanlık bastırdığında 40 metrelik uçurumun eşiğine gelmek ise bundan çok daha farklı bir şeydi.

Saat 22.00’a yaklaştığımızda hazırlıkları yaptığımıza ikna olduk ve “gece mağaraya girelim” sözümüzü tuttuk. Girişten önce birkaç shot hardaliye ile içimiz de ısındıktan sonra, kısa bir yürüyüş ile girişe geldiğimizde saatler 23.05’ti.

Olur da parçacık fiziğini öttürüp(!) boyutları bükebilirsek işler değişir. Ama gerçekçi olalım: Muhtemelen ömrüm boyunca başka bir gezegene gidemeyeceğim. Ama şu gezegende başka bir gezegene en çok benzeyebilecek yerlerin başında bir yerlerde olabilir Dupnisa.

Ne acayip bir yerdi.

Aşağı yukarı 6km süren yolculuk bitip dışarı çıktığımızda saatin 03.00’ü gösterdiğini, ıslak kıyafetlerle kampın başında saat 05.00’e kadar ısınmaya çalıştığımı, ateşe kilitlenen gözlerimle ne acayip bir yıl olduğunu düşündüğümü hatırlıyorum; ve daha bir sürü şeyi…

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir