web analytics

Memory Den | İncirlikuyu – Kocain

Gün 2: Bir hat bakım onarım memuru cosplayer’ı olarak TCDD’ye buradan selamlarımı iletiyorum.
Hayır, bu klasik bir mağaracı pozu değil. Tavanın azameti altında aslında kendimden geçmiş haldeyim.
20-21.09.2025 | 39°33'58.77"N 28°13'23.85"E | Akçakertil

Susurluk’u besleyen kollardan biri olan Kille Çayı, milyonlarca yıl boyunca sabırla oyduğu kayaları yarıp Mezitler Kanyonu’nu oluşturmuş, bugün de Kepsut’un tam kalbinden geçiyor. Bu keşif gezisinin hedefi, vadinin yanındaki mağaralar: İncirlikuyu ve Kocain.

Akçakertil’in vadiye bakan sırtına kampı kurduk. Bizi görünce heyecandan bayılmadılar ama muhtarın keçileri tarafından hoş bir merakla karşılandık. Plan hızlıca yapıldı: İlk gün dikey girişiyle bilinen İncirlikuyu, ikinci gün ise Kocain.

Adını, hemen ağzında duvara tutunmayı başaran bir incir ağacından alan İncirlikuyu, dikey inişiyle ekipmanı zorunlu kılıyor. Karabinalar, desandörler, perlonlar, halatlar birer birer çıkarıldı, kuşanıldı. Giriş için boltlar yerleştirildi. Mağara ağzına vardığımızdan beri peşimizden ayrılmayan ve tek taraflı çok fazla sorumuza muhatap olan inatçı bir teke eşliğinde ekip aşağıya doğru uğurlandı.

Gece ise uzundu: Kamptaki küçük ziyafetin ardından kaya tırmanışı eğitimi için sabaha karşı 03.00’e kadar çalışıldı. Sabahında ise keyifli bir kahvaltı vardı, gelecek rotalar için planlar yapıldı. Mıntıka temizliğinin ardından kamp, Aspeg’e yakışır biçimde tertemiz boşaltıldı.

İncirlikuyu’ya ulaşmak görece kolaydı. Kocain ise öyle değil. Bu mağara, nispeten zorlu sayılabilecek bir tırmanışın ardından erişilebilecek bir yerde saklanıyor. Bu mevsimde kupkuru olan Kille Çayı’nın kurumuş yatağını takip ederek mağarayı aradık ve nihayet bulabildik. Hedefimiz MTA haritalarında yer almayan üst bir galeriye çıkmaktı. Yüzlerce yarasa tarafından karşılandık. Çoğunu istemeden uyandırmış olsak da, daha fazla rahatsızlık vermemek için sessizliğe büründük. Hangi döneme ait olduğunu sadece tahmin edebildiğimiz insan kemikleri ise beklemediğimiz bir şey değildi. Definecilerin aksine, saygıda kusur olmadan keşfi tamamladık.

Kapanış yemeği Balıkesir’de yenildi. Farklı plaka araçların park edildiği benzin istasyonlarında duruldu. Gelecek rotalar için planlar konuşuldu. Bir hayalin peşinden gitmenin ne kadar iyi hissettirdiği giderek daha anlaşılır oldu.

20 Eylül gecesi gökyüzünde bir tane bile bulut yoktu. Milyarlarca yıldızı tekrar görebilmem için atmosferin geçtiği bu kıyağı; gökyüzüne bakarken hatırladıklarımı asla unutmayacağım.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir